18 Nisan 2020 Cumartesi

ENDÜSTRİ4.0 (1.Bölüm); Diğer Ülkelerin Endüstri 4.0 Konusunda Yaptığı Çalışmalar



Diğer ülkelerin Endüstri 4.0 konusunda yaptığı çalışmalar

Alman hükemetinin 2011 yılında Endüstri 4.0 olarak isimlendirdiği 4. Sanayi devrimi Asya ülkeleri arasında aslında İmalatın dijitaleştirilmesi olarak görülüyor. O tarihten beri Japonya, Çin ve Kore hükümetleri gibi birçok hükümette bu devrimi farklı isimler ile çalışmaları arasına aldı.
Çin hükümeti bu devrimi iki isimle planlamalarına ekledi Made in Chine 2025 ve Internet +. Kore’de İmalat inovasyon Stratejisi 3.0.


Almanya Endüstri 4.0

Almanya'nın milli gelirinin ve sağladığı istihdamın büyük kısmını oluşturan BMW, Bosch, Siemens gibi sektörün devleri, üretim akışlarında uyguladığı değişiklikler ve stratejileriyle Endüstri 4.0 devrimine öncülük ediyor. Bu şirketlerin global düzeyde ön plana çıkmasına sebep olarak başta ülke vizyonu ve mühendislik kültürü geliyor. Endüstri dünyasında gücü elinde bulunduran ülkeler arasında olan Almanya, seri üretimdeki hız, kalite ve tecrübe parametreleriyle birlikte yüksek teknoloji gücüne sahip olmasıyla fark ediliyor. Almanya ve ABD gibi ülkeler, zirveyi hızla yükselen Çin ve Hindistan gibi dinamiklere kaptırmamak içinde ellerindeki geleneksel üretim modellerini, var olan teknolojik birikimleriyle birleştirmek zorundalar.

Endüstri 4.0 kavramı da tam olarak bu zorunluluğun üzerine inşa edilmiş bir devrim olarak karşımıza çıkıyor. Tamamen vazgeçilmesi mümkün olmayan geleneksel üretim süreçlerini, bilişim teknolojilerinin kazandırdığı pratiklerle geliştirmek için yapılan tüm girişimleri kapsıyor. Endüstri 4.0 terimi, ilk olarak dünyanın en büyük endüstri fuarı Hannover Fair 2011'de kullanıldı. Angela Merkel, Ekim 2014'te Hamburg'da düzenlenen National IT Summit'te Almanya'nın dijital dünyanın lider ülkesi olması için dijital teknolojilerle, endüstriyel ürünleri ve lojistiği bağlamak olarak gördüğü Endüstri 4.0'ı bir şans olarak gösterdi. Merkel yine yakın tarihte Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu'nda, Endüstri 4.0'ı, birbirine bağımlı dünyaya ve endüstriyel üretime hızla uyum sağlamak için kullanacakları konsept olarak tanıttı. Almanya, Merkel'in Endüstri 4.0'a olan bağlılıklarını, dev şirketlerinden, hızla büyüyen start-up girişimlerine kadar her alanda kanıtlıyor.

Siemens, Otomasyon Takibini Büyük Veri'ye Bırakmaya Hazırlanıyor

Siemens, dünya pazarındaki gücünü, otomasyon teknolojilerinden alıyor. Kendi kendini düzenleme ve takip yeteneği olan otonom üretim sistemleri geliştiren Siemens, üretim akışındaki her bileşenin, sanal ve gerçek dünyanın birbiriyle bağlantılı olmasını ve bu süreçlerle oluşan verilerin büyük veri ile analiz edilmesini öngörüyor.
Bu stratejiye örnek olarak, Digital Enterprise Software adını verdikleri ürün yaşam döngüsünün yönetildiği güçlü entegre yazılımını örnek vermek mümkün. Yıllarca geliştirilen farklı ihtiyaçlara hitap eden yazılım çözümlerini, bütünsel bir otomasyon haline getirmeyi amaçlayan bu yapı Siemens'in Endüstri 4.0 atılımı olacak.

Bosch'un IoT Destekli Akıllı Fabrikası Test Aşamasında

Endüstri 4.0 üzerine çok sayıda pilot projesi bulunan Bosch, makineler ve ürünlerin birbirlerinden haberdar olduğu bir üretim akışı üzerine çalışıyor. Hamburg'da bulunan Bosch Rexroth fabrikasında denenen pilot projede, ürünün kendisi, onu üreten makine ve takibini yapan insan faktörünün aynı iletişim dilini konuşması amaçlanıyor. RFID teknolojisiyle desteklenmiş akıllı üretim bandı, gelen ürün türüne göre karar vererek işlem yapabiliyor. Farklı ürünlerin parçaları, aynı bantta işlem görebilirken, ürünlerin yeni geliştirmelere açık olmaları ve modülerlik sağlanıyor. Tüm bu karmaşık iletişim ağıyla oluşan veriler, takibi yapan çalışanların ekranlara eş zamanlı düşmesi sağlanıyor.
Bosch'un bir sonraki hedefi tüm dünyada üretimi ortak bir ağ üzerinden kontrolünü ve optimizasyonunu sağlayabilmek. Aynı zamanda Nesnelerin İnterneti kavramının gücünden yararlanılarak ürünlerin özelliklerini hafızalarında taşımaları sağlanacak. Bu değişim, akıllı üretime ve sonrasında akıllı fabrikalara giden yolu aralayacak.

Bosch'un bir diğer pilot projesi olan Smart City, yol çalışmalarını ve park alanlarını takip ve optimize ederek veri üreten bir ulaşım ağı oluşturmayı öngörüyor. Endüstri 4.0 için bir mobil uygulama örneği olan Smart City, ilk olarak Monaco şehri için kullanılacak.

Araştırmalar, dünya üzerindeki 37 milyar nesnenin bu ekolojiye katılacağını belirtiyor. Bu nesnelerin büyük çoğunluğunu ise üretim bandındaki ürün bileşenleri oluşturacak.

T-systems fabrika dışındaki tedarikçileri ve tüketicileri de üretime dahil ediyor. Henry Ford, kullandığı üretim bandı ile, fabrikanın tümünü iş akışına dahil ederek süreci daha yönetilebilir hale geldi. Ancak üreticiler bu yüzyılda fabrikanın dışına çıkıp hem tüketicilerle hem de lojistik kısmıyla ilgilenmek durumunda. Frankfurt merkezli telekomünikasyon servisi veren T-Systems, geleceğin akıllı fabrikalarını yönetecek bir CRM hizmeti üzerinde çalışıyor.Üretimin en temel adımlarından son kullanıcıya kadar uzanan sürecin takibini öngören kapsamlı bir çözüm olarak göze çarpıyor.

T-Systems, Arrival Control adını verdiği yazılımla, akıllı fabrikaların yaygınlaşmasıyla birlikte doğacak bütünsel takip ve analiz problemine ihtiyaç olacak.

Avrupa'nın Startup Merkezi

Berlin, tüm bu değişimle birlikte üretimin modülerleşmesi hız kazanarak yeni oyuncuların devreye girmesini sağladı. Bunların başında akıllı sistemlerin takibini yapacak uygulamalar geliyor. Endüstri 4.0'ın günlük hayatımıza etkilerine en büyük örnek olarak akıllı telefon kullanımı verilebilir. Akıllı telefonlar, içindeki donanımların gücü ve gelişmişlikleriyle, sahip oldukları uygulamalarla bir çok üreticiyi bir araya getiriyor.

Berlin, akıllı telefon uygulamaları başta olmak üzere bir çok proje geliştiren startup'larıyla Avrupa'nın yeni girişimcilik merkezi olma yolunda ilerliyor. ParkTAG, Roq.ad, RABOT Energy, WATTx, KIWI gibi hızlı yükselen startupları çıkaran Berlin, Endüstri 4.0'la birlikte doğan ihtiyaçlara hem ülke içinde hem de global düzeyde karşılayacak bir şehir haline geliyor.

Alman endüstrisi, Merkel'in açıklamaları doğrultusunda ülke vizyonunu Endüstri 4.0 yönüne çevirmiş durumda.Geçmişten gelen endüstriyel birikimini sağlam mühendislik kültürü ile birleştiren bir Almanya, bu devrimde lider bir ülke olma yolunda hızla ilerliyor.

Japonya Endüstriyel Değer Zinciri Analizi

Japonya Fabrikalarını dijitalleştirerek birbirleri ile haberleştirecek yapıyı kurmak için Almanyanın Endüstri 4.0 girişimine kaşılık gelen standardı oluşturmaya yönelik ilk adımış durumda.
Günümüzde Mitsubishi Electric, Fujitsu, Nissan Motor ve Panasonic gibi 30 Japon şirketi bu girişim başlattı.
Almanyanın Endüstri 4.0 isimlendirdiği sanayi devrimi Japonyada ingilizce olarak the Industrial Value Chain Initiative isimlendirilmiş. Türkçe olarak Endüstriyel Değer Zinciri Analizi olarak isimlendirilen bu oluşum yapı olarak Endüstri 4.0 sanayi devrimine karşılık gelmektedir. İşletmelerin ürettiği ürün ya da hizmet gibi değerleri analiz etmek için kullanılan değer zinciri analizi üretim kalitesi ve süreçlerinin iyileştirilmesi için kullanılmaktadır.
Endüstriyel Değer Zinciri Analizi ilk araştımacılarından Tokyo Hosei Üniversitesi'nde görevli bilişim ve endüstri mühendislik fakültesi profesörü Prof. Yasuyuki Nishioka, bu konuda fikirlerini şu şekilde ifade ediyor.
Nishioka, "Küçük ve orta ölçekli şirketleri bile İnternet üzerinden diğer kuruluşlar ve sektörlerin ortamlarına bağlayacak bir yapı kurmayı hedefliyoruz" dedi.
Fikir, intranetten internete geçmektir – kuruluş içersindeki iletişim yapılarından , dış organizasyonlar ile iletişim yapılarına bağlanan bir sisteme geçiş süreçidir..
Bundan sonraki çalışmalar Endüstriyel Değer Zinciri Analizi( IVI) üyeleri fabrikaları ve tesisleri birbirine bağlamak için ortak iletişim standartlarını nasıl oluşturacaklarını ve güvenlik teknolojisini nasıl standartlaştıracaklarını tartışacaklar ve geliştireceklerdir.”

Etkinlikler

İşletme Senaryoları Çalışma Grupları (WGs)
Farklı işletmeleri birbirine bağlayan gerçek hayat senaryolarını oluşturur. Bu projeler, bağlantı modellerine yol açmakta ve bunun sonucunda IVI referans modelleri ortaya çıkmaktadır. 2016'daki Ticari Senaryoları şunlardır:
1. Üretim bilgisinin ve proses bilgilerinin sayısallaştırılması
2. Tasarım değişikliğinde üretim hazırlığı ile ilgili bilgi bağlantısının sağlanması,
3. Otonom robot programların kullanılması,
4. İşçilere ve eşyalara ilişkin gerçek zamanlı verilere sahip üretim planlaması
5. Düşük maliyetle işler için pozisyon kontrol sistemi
6. Esnek üretimde çalışanları çeşit ve hacimde destekleyecek sistemlerin oluşturulması,
7. Kaliteli verilerin izlenebilir sistemin kurulması,
8. Kalite verisinin gerçek zamanlı yönetimi,
9. Tedarik zincirindeki iyileştirmelerin yapılması,
10. Standart arayüze sahip tedarik zincirindeki CPS'nin geliştirilmesi (giden lojistik)
11. Paylaşılan işlem bilgiler ile şirketler arasındaki işbirliği sağlanması,
12. Bitkiler arasında üretim sistemlerinin ilerletilmesini ve teslimat süresini yönetilmesi
13. KOBİ'lerin yatay entegrasyonu için teknik bilgilerin paylaşımı,
14. KOBİ'lerin yatay entegrasyonu ve süreç bilgisinin görselleştirilmesi,
15. KOBİ'lerin imalat ilerlemesi hakkında bilgi sahibi olması için hizmet planlaması,
16. İnsan ve tesis ekipmanı arasındaki interaktif büyüme için üretim yeniliği,
17. Preslerin ve panel nakliye cihazlarının tahmini bakımları
18. Düşük maliyetle ekipman sorunlarının bulunmasını sağlayan öngörülü bakım sistemi ve tamir sistemi kurulumu,
19. Makine nesnelerin interneti ile alınan veriler ile akıllı bakım,
20. Bilginin sayısallaştırılması ile akıllı bakım,
21. Ekipman ve işçilerin görselleştirilmesiyle üretkenliğin iyileştirilmesi,
22. Ortak üretim bilgileri yoluyla tesislerin karşılıklı konaklama,
23. Bir fabrikadaki tüm ekipmanın fiili çalışma durumunu yönetme,
24. Satış sonrası hizmetin katma değerinin arttırılması

Japonda bu tür senaryolar üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.

Çin Made in Chine 2015

Mayıs 2015 Çin hükümeti Made in Chine 2015 programını 10 yıllık gelişim planıyla duyurdu.
Çin hüketinin yaptığı açıklamalarda bu 10 yıllık üretim hatlarının dijitalleştirilmesi çalışmaları sürekli devam ederek Çin Halk Cumhuriyetinin 100. Yılında Çini öde gelen bir imalet gücü haline getirecegini belirtiyorlar.
Çin öncelikle 10 ana sanayi dalına odaklanarak çalışmalarına başlayacağını belirtiyor. Bu alanlardan bazıları şöyle sayısal kontrol araçlarına, robotik çalışmalarına, havacılık ekimpmanları, Deniz mühendisliği ve ekipmanları, gemi, demiryolu, enerji ve yenilenebilir enerji alanları. Sonraki alanlar ise biyolojik ve tıbbı cihalar ile tarım makineleri.

Kore İmalat inovasyon Stratejisi 3.0

Kore, Almanyanın isimlendirdiği Endüstri 4.0 sanayi devrimini, İmalat inovasyon Stratejisi 3.0 olarak isimlendirmektedir.

Bu kapsamda Kore başkanı Park Geun-hye Ocak 2016 da yaptığı resmi açıklamada İmalat inovasyon Stratejisi 3.0 detayı olarak. “ Korenin yakın gelecekte bir lokomotif gücü yaratacaklarını bu gücü yaratacakları öncelikli alanların ise; Cekirdek geliştirme teknolojileri, nesnelerin interneti, 3D baskı işlemler, büyük veri ve analizleri, işlem inovasyonları ve akıllı bitkilerinde bu konulara dahildir”.

Ticaret Endüstri ve Enerji bakanloğının 2020 yılına kadar 10 bin akıllı bitki oluşturmayı planladığını söyledi.