Diğer ülkelerin Endüstri 4.0 konusunda yaptığı çalışmalar
Alman hükemetinin 2011 yılında Endüstri 4.0 olarak isimlendirdiği
4. Sanayi devrimi Asya ülkeleri arasında aslında İmalatın
dijitaleştirilmesi olarak görülüyor. O tarihten beri Japonya, Çin
ve Kore hükümetleri gibi birçok hükümette bu devrimi farklı
isimler ile çalışmaları arasına aldı.
Çin hükümeti bu devrimi iki isimle planlamalarına ekledi Made in
Chine 2025 ve Internet +. Kore’de İmalat inovasyon Stratejisi 3.0.
Almanya Endüstri 4.0
Almanya'nın milli gelirinin ve sağladığı istihdamın büyük
kısmını oluşturan BMW, Bosch, Siemens gibi sektörün devleri,
üretim akışlarında uyguladığı değişiklikler ve
stratejileriyle Endüstri 4.0 devrimine öncülük ediyor. Bu
şirketlerin global düzeyde ön plana çıkmasına sebep olarak
başta ülke vizyonu ve mühendislik kültürü geliyor. Endüstri
dünyasında gücü elinde bulunduran ülkeler arasında olan
Almanya, seri üretimdeki hız, kalite ve tecrübe parametreleriyle
birlikte yüksek teknoloji gücüne sahip olmasıyla fark ediliyor.
Almanya ve ABD gibi ülkeler, zirveyi hızla yükselen Çin ve
Hindistan gibi dinamiklere kaptırmamak içinde ellerindeki
geleneksel üretim modellerini, var olan teknolojik birikimleriyle
birleştirmek zorundalar.
Endüstri 4.0 kavramı da tam olarak bu zorunluluğun üzerine inşa
edilmiş bir devrim olarak karşımıza çıkıyor. Tamamen
vazgeçilmesi mümkün olmayan geleneksel üretim süreçlerini,
bilişim teknolojilerinin kazandırdığı pratiklerle geliştirmek
için yapılan tüm girişimleri kapsıyor. Endüstri 4.0 terimi, ilk
olarak dünyanın en büyük endüstri fuarı Hannover Fair 2011'de
kullanıldı. Angela Merkel, Ekim 2014'te Hamburg'da düzenlenen
National IT Summit'te Almanya'nın dijital dünyanın lider ülkesi
olması için dijital teknolojilerle, endüstriyel ürünleri ve
lojistiği bağlamak olarak gördüğü Endüstri 4.0'ı bir şans
olarak gösterdi. Merkel yine yakın tarihte Davos'ta düzenlenen
Dünya Ekonomi Forumu'nda, Endüstri 4.0'ı, birbirine bağımlı
dünyaya ve endüstriyel üretime hızla uyum sağlamak için
kullanacakları konsept olarak tanıttı. Almanya, Merkel'in Endüstri
4.0'a olan bağlılıklarını, dev şirketlerinden, hızla büyüyen
start-up girişimlerine kadar her alanda kanıtlıyor.
Siemens, Otomasyon Takibini Büyük Veri'ye Bırakmaya Hazırlanıyor
Siemens, dünya pazarındaki gücünü, otomasyon teknolojilerinden
alıyor. Kendi kendini düzenleme ve takip yeteneği olan otonom
üretim sistemleri geliştiren Siemens, üretim akışındaki her
bileşenin, sanal ve gerçek dünyanın birbiriyle bağlantılı
olmasını ve bu süreçlerle oluşan verilerin büyük veri ile
analiz edilmesini öngörüyor.
Bu stratejiye örnek olarak, Digital Enterprise Software adını
verdikleri ürün yaşam döngüsünün yönetildiği güçlü
entegre yazılımını örnek vermek mümkün. Yıllarca geliştirilen
farklı ihtiyaçlara hitap eden yazılım çözümlerini, bütünsel
bir otomasyon haline getirmeyi amaçlayan bu yapı Siemens'in
Endüstri 4.0 atılımı olacak.
Bosch'un IoT Destekli Akıllı Fabrikası Test Aşamasında
Endüstri 4.0 üzerine çok sayıda pilot projesi bulunan Bosch,
makineler ve ürünlerin birbirlerinden haberdar olduğu bir üretim
akışı üzerine çalışıyor. Hamburg'da bulunan Bosch Rexroth
fabrikasında denenen pilot projede, ürünün kendisi, onu üreten
makine ve takibini yapan insan faktörünün aynı iletişim dilini
konuşması amaçlanıyor. RFID teknolojisiyle desteklenmiş akıllı
üretim bandı, gelen ürün türüne göre karar vererek işlem
yapabiliyor. Farklı ürünlerin parçaları, aynı bantta işlem
görebilirken, ürünlerin yeni geliştirmelere açık olmaları ve
modülerlik sağlanıyor. Tüm bu karmaşık iletişim ağıyla
oluşan veriler, takibi yapan çalışanların ekranlara eş zamanlı
düşmesi sağlanıyor.
Bosch'un bir sonraki hedefi tüm dünyada üretimi ortak bir ağ
üzerinden kontrolünü ve optimizasyonunu sağlayabilmek. Aynı
zamanda Nesnelerin İnterneti kavramının gücünden yararlanılarak
ürünlerin özelliklerini hafızalarında taşımaları sağlanacak.
Bu değişim, akıllı üretime ve sonrasında akıllı fabrikalara
giden yolu aralayacak.
Bosch'un bir diğer pilot projesi olan Smart City, yol çalışmalarını
ve park alanlarını takip ve optimize ederek veri üreten bir ulaşım
ağı oluşturmayı öngörüyor. Endüstri 4.0 için bir mobil
uygulama örneği olan Smart City, ilk olarak Monaco şehri için
kullanılacak.
Araştırmalar, dünya üzerindeki 37 milyar nesnenin bu ekolojiye
katılacağını belirtiyor. Bu nesnelerin büyük çoğunluğunu ise
üretim bandındaki ürün bileşenleri oluşturacak.
T-systems fabrika dışındaki tedarikçileri ve tüketicileri de
üretime dahil ediyor. Henry Ford, kullandığı üretim bandı ile,
fabrikanın tümünü iş akışına dahil ederek süreci daha
yönetilebilir hale geldi. Ancak üreticiler bu yüzyılda fabrikanın
dışına çıkıp hem tüketicilerle hem de lojistik kısmıyla
ilgilenmek durumunda. Frankfurt merkezli telekomünikasyon servisi
veren T-Systems, geleceğin akıllı fabrikalarını yönetecek bir
CRM hizmeti üzerinde çalışıyor.Üretimin en temel adımlarından
son kullanıcıya kadar uzanan sürecin takibini öngören kapsamlı
bir çözüm olarak göze çarpıyor.
T-Systems,
Arrival Control adını verdiği yazılımla, akıllı fabrikaların
yaygınlaşmasıyla birlikte doğacak bütünsel takip ve analiz
problemine ihtiyaç olacak.
Avrupa'nın Startup Merkezi
Berlin, tüm bu değişimle birlikte üretimin modülerleşmesi hız
kazanarak yeni oyuncuların devreye girmesini sağladı. Bunların
başında akıllı sistemlerin takibini yapacak uygulamalar geliyor.
Endüstri 4.0'ın günlük hayatımıza etkilerine en büyük örnek
olarak akıllı telefon kullanımı verilebilir. Akıllı telefonlar,
içindeki donanımların gücü ve gelişmişlikleriyle, sahip
oldukları uygulamalarla bir çok üreticiyi bir araya getiriyor.
Berlin, akıllı telefon uygulamaları başta olmak üzere bir çok
proje geliştiren startup'larıyla Avrupa'nın yeni girişimcilik
merkezi olma yolunda ilerliyor. ParkTAG, Roq.ad, RABOT Energy, WATTx,
KIWI gibi hızlı yükselen startupları çıkaran Berlin, Endüstri
4.0'la birlikte doğan ihtiyaçlara hem ülke içinde hem de global
düzeyde karşılayacak bir şehir haline geliyor.
Alman endüstrisi, Merkel'in açıklamaları doğrultusunda ülke
vizyonunu Endüstri 4.0 yönüne çevirmiş durumda.Geçmişten gelen
endüstriyel birikimini sağlam mühendislik kültürü ile
birleştiren bir Almanya, bu devrimde lider bir ülke olma yolunda
hızla ilerliyor.
Japonya Endüstriyel Değer Zinciri Analizi
Japonya Fabrikalarını dijitalleştirerek birbirleri ile
haberleştirecek yapıyı kurmak için Almanyanın Endüstri 4.0
girişimine kaşılık gelen standardı oluşturmaya yönelik ilk
adımış durumda.
Günümüzde Mitsubishi Electric, Fujitsu, Nissan Motor ve Panasonic
gibi 30 Japon şirketi bu girişim başlattı.
Almanyanın Endüstri 4.0 isimlendirdiği sanayi devrimi Japonyada
ingilizce olarak the Industrial Value Chain Initiative
isimlendirilmiş. Türkçe olarak Endüstriyel Değer Zinciri
Analizi olarak isimlendirilen bu oluşum yapı olarak Endüstri 4.0
sanayi devrimine karşılık gelmektedir. İşletmelerin ürettiği
ürün ya da hizmet gibi değerleri analiz etmek için kullanılan
değer zinciri analizi üretim kalitesi ve süreçlerinin
iyileştirilmesi için kullanılmaktadır.
Endüstriyel Değer Zinciri Analizi ilk araştımacılarından Tokyo
Hosei Üniversitesi'nde görevli bilişim ve endüstri mühendislik
fakültesi profesörü Prof. Yasuyuki Nishioka, bu konuda fikirlerini
şu şekilde ifade ediyor.
Nishioka, "Küçük ve orta ölçekli şirketleri bile İnternet
üzerinden diğer kuruluşlar ve sektörlerin ortamlarına bağlayacak
bir yapı kurmayı hedefliyoruz" dedi.
Fikir, intranetten internete geçmektir – kuruluş içersindeki
iletişim yapılarından , dış organizasyonlar ile iletişim
yapılarına bağlanan bir sisteme geçiş süreçidir..
Bundan sonraki çalışmalar Endüstriyel Değer Zinciri Analizi(
IVI) üyeleri fabrikaları ve tesisleri birbirine bağlamak için
ortak iletişim standartlarını nasıl oluşturacaklarını ve
güvenlik teknolojisini nasıl standartlaştıracaklarını
tartışacaklar ve geliştireceklerdir.”
Etkinlikler
İşletme
Senaryoları Çalışma Grupları (WGs)
Farklı
işletmeleri birbirine bağlayan gerçek hayat senaryolarını
oluşturur. Bu projeler, bağlantı modellerine yol açmakta ve bunun
sonucunda IVI referans modelleri ortaya çıkmaktadır. 2016'daki
Ticari Senaryoları şunlardır:
1. Üretim
bilgisinin ve proses bilgilerinin sayısallaştırılması
2. Tasarım
değişikliğinde üretim hazırlığı ile ilgili bilgi
bağlantısının sağlanması,
3. Otonom
robot programların kullanılması,
4. İşçilere
ve eşyalara ilişkin gerçek zamanlı verilere sahip üretim
planlaması
5. Düşük
maliyetle işler için pozisyon kontrol sistemi
6. Esnek
üretimde çalışanları çeşit ve hacimde destekleyecek
sistemlerin oluşturulması,
7. Kaliteli
verilerin izlenebilir sistemin kurulması,
8. Kalite
verisinin gerçek zamanlı yönetimi,
9. Tedarik
zincirindeki iyileştirmelerin yapılması,
10. Standart
arayüze sahip tedarik zincirindeki CPS'nin geliştirilmesi (giden
lojistik)
11. Paylaşılan
işlem bilgiler ile şirketler arasındaki işbirliği sağlanması,
12. Bitkiler
arasında üretim sistemlerinin ilerletilmesini ve teslimat süresini
yönetilmesi
13. KOBİ'lerin
yatay entegrasyonu için teknik bilgilerin paylaşımı,
14. KOBİ'lerin
yatay entegrasyonu ve süreç bilgisinin görselleştirilmesi,
15. KOBİ'lerin
imalat ilerlemesi hakkında bilgi sahibi olması için hizmet
planlaması,
16. İnsan
ve tesis ekipmanı arasındaki interaktif büyüme için üretim
yeniliği,
17. Preslerin
ve panel nakliye cihazlarının tahmini bakımları
18. Düşük
maliyetle ekipman sorunlarının bulunmasını sağlayan öngörülü
bakım sistemi ve tamir sistemi kurulumu,
19. Makine
nesnelerin interneti ile alınan veriler ile akıllı bakım,
20. Bilginin
sayısallaştırılması ile akıllı bakım,
21. Ekipman
ve işçilerin görselleştirilmesiyle üretkenliğin
iyileştirilmesi,
22. Ortak
üretim bilgileri yoluyla tesislerin karşılıklı konaklama,
23. Bir
fabrikadaki tüm ekipmanın fiili çalışma durumunu yönetme,
24. Satış
sonrası hizmetin katma değerinin arttırılması
Japonda
bu tür senaryolar üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.
Çin Made in Chine 2015
Mayıs 2015 Çin hükümeti Made in Chine 2015 programını 10 yıllık gelişim planıyla duyurdu.
Çin hüketinin yaptığı açıklamalarda bu 10 yıllık üretim hatlarının dijitalleştirilmesi çalışmaları sürekli devam ederek Çin Halk Cumhuriyetinin 100. Yılında Çini öde gelen bir imalet gücü haline getirecegini belirtiyorlar.
Çin öncelikle 10 ana sanayi dalına odaklanarak çalışmalarına başlayacağını belirtiyor. Bu alanlardan bazıları şöyle sayısal kontrol araçlarına, robotik çalışmalarına, havacılık ekimpmanları, Deniz mühendisliği ve ekipmanları, gemi, demiryolu, enerji ve yenilenebilir enerji alanları. Sonraki alanlar ise biyolojik ve tıbbı cihalar ile tarım makineleri.
Kore İmalat inovasyon Stratejisi 3.0
Kore, Almanyanın isimlendirdiği Endüstri 4.0 sanayi devrimini, İmalat inovasyon Stratejisi 3.0 olarak isimlendirmektedir.
Bu kapsamda Kore başkanı Park Geun-hye Ocak 2016 da yaptığı resmi açıklamada İmalat inovasyon Stratejisi 3.0 detayı olarak. “ Korenin yakın gelecekte bir lokomotif gücü yaratacaklarını bu gücü yaratacakları öncelikli alanların ise; Cekirdek geliştirme teknolojileri, nesnelerin interneti, 3D baskı işlemler, büyük veri ve analizleri, işlem inovasyonları ve akıllı bitkilerinde bu konulara dahildir”.
Ticaret Endüstri ve Enerji bakanloğının 2020 yılına kadar 10 bin akıllı bitki oluşturmayı planladığını söyledi.